Kahvaltının çıtır çıtır bir ekmek olmadan tadı olmayacağını savunanlardan ya da keksiz, böreksiz veya kurabiyesiz bir hayat geçmeyeceğini
düşünenlerdenseniz, yanılıyorsunuz.Çünkü Türkiye ve dünyada, sizin belki de her gün tükettiğiniz bu besinleri bir kez bile tadamamış olan veya bir sabah uyandığında bu besinleri bir daha hiç tüketemeyecek birçok sayıda insan olduğunu bilmelisiniz. Neden diye soruyorsanız cevabı, çölyak yani glutensiz bir dünya…
ÇÖLYAK NEDİR?
Çölyak bir ince barsak hastalığıdır. Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan ve gluten adı verilen bir proteine karşı, ince barsağın tepki oluşturması olarak basitçe tanımlanabilir. Çölyak hastalarında buğday, arpa, yulaf ve çavdar zehirleyici etki gösterir ve çölyak hastaları bir gram bile olsa glutenli bir besin tükettiklerinde başta ishal olmak üzere sindirim sistemi sorunları ile karşılaşırlar.
Çölyak hastalarının yaşamları boyunca glutensiz diyet uygulamaları gerekir. Bu da ömür boyunca buğday, arpa, çavdar ve yulaf ürünlerinden uzak durmak anlamına gelir. Glutensiz diyet uygulandığında, çölyak hastaları hiçbir problem yaşamadan normal hayatlarını sürdürebilirler.
Glutensiz diyetin dışına taşmamak gerekir. Çünkü glutenli besin tüketimi ile kusma, bulantı, karın şişliği ve ishal gibi sorunlar tekrar gözlenir. Uzun dönemde glutenli besin tüketimine devam edilmesi ödem, demir anemisi ve kemik ağrılarına neden olabilir. Glutensiz diyete uyulmaması durumunda, uzun dönemde barsak kanseri riski artabilir.
Çölyak hastalığı, bebeklerde genelde 6.ayda unlu ek besinlere geçilmesi ile fark edilir. Yetişkinler de görülen hastalık türüne ise sprue adı verilmektedir. Çölyak ve sprue hastaları, özel glutensiz un, makarna, bisküvi, kraker gibi özel üretilmiş ürünler ve pirinç, pirinç unu, mısır unu dışında tahıl ürünü tüketemezler. Bu besinlerin dışında birçok gizli gluten kaynağı vardır. Gluten kabartıcı etkiye sahip olduğundan dolayı oyun hamurlarında, diş macunlarında ve birçok kozmetik üründe de yer alır. Çölyak hastaları bu nedenle sadece besin seçimlerinde değil, kullanacakları birçok ürün konusunda dikkatli olmalıdır.
DUYARLI OLMANIN VAKTİ GELMEDİ Mİ?
Ülkemizde son zamanlarda sayılarında bir miktar artış olsa da, çölyak hastaları için üretilen ürünlerin sınırlı olduğu bilinen bir gerçek. Glutensiz ürünlerin büyük bir kısmı yurt dışından ithal edildiğinden ötürü, fiyatları yüksek.
Bu problemin dışında, dışarıda yemek yemek veya süpermarketten alışveriş yapmakta çölyak hastaları için, gerçek birer sorun. Ülkemizde çölyak hastalarına uygun besin sunan restoran sayısı yok denecek kadar az. Biz dışarı çıktığımızda her türlü besini düşünmeden tüketirken, onların sadece birkaç seçeneği var.
Firmaların glutensiz ürün üretme ve restoranların da glutensiz seçenekler sunma konusunda desteklenmelerinin, çölyak hastalarının yaşamlarını daha rahat sürdürmelerini sağlamakta yarar sağlayacak bir yol olduğunu düşünüyorum.
ÇÖLYAK HASTALARI, YALNIZ DEĞİLSİNİZ…
Çölyak hastaları, birbirlerini tanımak, destek olmak ve karşılaştıkları problemleri çözmek amacı ile bir aradalar. İstanbul, Ankara ve İzmir’de Çölyak Dernekleri, çölyak hastalarına destek olmak amacı ile birçok faaliyette bulunmaktalar. Çölyaklı çocuklar için düzenledikleri “glutensiz” şenlik bu desteğin en son örneklerinden biri… Eğer sizde çölyak hastasıysanız, onlara katılarak destek alabilirsiniz. Dernekler hakkında daha fazla bilgi almak için, www.colyak.org.tr veya www.ankaracolyak.com adreslerinden yararlanabilirsiniz.
Çölyak hastaları için hazırlanmış olan ve hazırlanmasına katkıda bulunduğum “Çölyak, Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Özel Tarifeler” kitapçığını elde etmek isteyenler bana e-mail göndererek kitapçığa sahip olabilirler.
Sağlıklı günler dilerim…
Diyetisyen Gizem ŞEBER
Alman Hastanesi
0 212 293 21 50
www.e-diyetisyen.com